01.06.03 — Doğrudan ispat
Haritadaki yerimiz
Şimdiye kadar bir matematiksel iddianın örneklerle doğrulanmasının ispat olmadığını gördük.
Artık şu soruya geçiyoruz:
Bir teorem gerçekten nasıl ispatlanır?
Bu birimde en temel ispat yöntemini öğreneceğiz:
doğrudan ispat (direct proof).
Ana fikir:
Doğrudan ispat daha sonra öğreneceğimiz:
- karşıt ters ile ispatın,
- çelişkiyle ispatın,
- durumlara ayırmanın,
- varlık ve teklik ispatlarının,
- matematiksel tümevarımın
anlaşılması için temel oluşturur.
Bir iddiayı nasıl gerçekten kanıtlarız?
Şu iddiayı ele alalım:
İki çift tam sayının toplamı çifttir.
İlk tepkimiz birkaç örneğe bakmak olabilir:
Hepsinde sonuç çift.
Hatta bilgisayara milyonlarca çift sayı çifti kontrol ettirsek bile gözlediğimiz şey yalnızca şu olur:
Kontrol ettiğimiz bütün örneklerde iddia doğru çıktı.
Fakat teorem bundan daha güçlü bir şey söylüyor.
Teorem:
Hangi iki çift tam sayıyı seçersen seç, toplamları çifttir.
Burada belirli sayılar hakkında değil, sonsuz sayıda olasılığın tamamı hakkında konuşuyoruz.
Tek tek bütün çift sayıları kontrol edemeyeceğimize göre
nasıl gösterebiliriz?
Cevap, bütün çift sayılarda ortak olan yapıyı kullanmaktır.
Örneklerden yapıya geçmek
Bir sayının çift olduğunu söylemek ne demektir?
Örneğin:
Bu örneklerin ortak özelliği, sayının 2 ile bir tam sayının çarpımı biçiminde yazılabilmesidir.
Bir tam sayısı için bir tam sayısı bulunabiliyor ve
yazılabiliyorsa sayısına çift denir.
Bu tanım son derece önemlidir.
Çünkü artık belirli çift sayıları tek tek ele almak zorunda değiliz.
Her çift sayı için ortak bir temsilimiz var:
Bir başka çift sayı da
biçiminde yazılabilir.
Buradaki ve herhangi tam sayılar olabilir.
İşte doğrudan ispatın kapısı burada açılır.
Bir teorem belirli örneklerden değil, bir nesneyi o nesne yapan genel özellikten ispatlanır.
“Çift sayı” hakkında bir şey ispatlıyorsak işe birkaç çift sayı seçerek değil, çift sayının tanımını açarak başlamak çoğu zaman çok daha güçlüdür.
Doğrudan ispat nedir?
Birçok teorem şu mantıksal biçimdedir:
Yani:
Eğer doğruysa, doğrudur.
Burada:
- : varsayım / öncül,
- : sonuç
rolündedir.
Bir
iddiasının doğrudan ispatında:
- doğru kabul edilerek başlanır.
- 'nin verdiği bilgiler açılır.
- Tanımlar, daha önce kanıtlanmış sonuçlar ve geçerli mantıksal çıkarımlar kullanılır.
- Sonunda 'nun doğru olduğu gösterilir.
Şematik olarak:
Buradaki önemli nokta şudur:
Sonucun doğru olduğunu baştan kabul etmiyoruz.
Yalnızca teoremin bize verdiği varsayımdan başlıyoruz.
P doğru olsun
│
▼
Varsayımın verdiği bilgiyi aç
│
▼
Tanımları kullan
│
▼
Bilinen sonuçları kullan
│
▼
Geçerli mantıksal adımlar kur
│
▼
Q sonucuna ulaş
Doğrudan ispatta varsayımdan başlanır; tanımlar açılır, geçerli sonuçlar kullanılır ve mantıksal adımlar sonunda istenen sonuca ulaşılır.
İlk gerçek ispatımız
Şimdi başlangıçtaki teoreme dönelim.
Teorem
İki çift tam sayının toplamı çifttir.
Bunu mantıksal olarak şöyle okuyabiliriz:
Eğer ve çift tam sayılarsa, çifttir.
Yani:
ve
Doğrudan ispat yapacağımız için 'den başlayacağız.
ve çift tam sayılar olsun.
Çift sayının tanımına göre bazı tam sayıları için
ve
yazılabilir.
O hâlde
Ortak çarpanı alırsak:
ve tam sayı olduğundan de tam sayıdır.
Dolayısıyla , bir tam sayının katı biçimindedir.
Çift sayı tanımına göre:
çifttir.
Böylece iki çift tam sayının toplamının çift olduğu gösterilmiş olur.
Bu ispatta aslında ne yaptık?
İspat kısa olduğu için önemli düşünsel hareketleri gözden kaçırmak kolaydır.
Adım adım inceleyelim.
1. Varsayımdan başladık
Teorem bize:
ve çift olsun.
diyordu.
Biz de tam olarak bunu kabul ettik.
Henüz hakkında hiçbir şey kabul etmedik.
2. “Çift” kelimesini tanımına çevirdik
çiftse:
çiftse:
Burada yaptığımız şey bir hesap hilesi değildir.
Tanımı açtık.
3. İstenen nesneye baktık
Kanıtlamak istediğimiz şey hakkında olduğu için:
ifadesine ulaştık.
Varsayımdan elde ettiğimiz bilgileri yerine koyduk:
4. İfadeyi hedef tanıma dönüştürdük
Çift olduğunu göstermek istiyorsak hedefimiz:
biçimine ulaşmaktır.
Gerçekten:
5. Son adımı gerekçelendirdik
Yalnızca
yazmak yetmez.
'nin tam sayı olduğunu da bilmemiz gerekir.
Tam sayılar toplama altında kapalıdır; dolayısıyla:
Böylece çift sayı tanımına tam olarak ulaşmış olduk.
Doğrudan ispat çoğu zaman şu zihinsel harekete dayanır:
Varsayımın tanımını aç ve sonucu tanımının istediği biçime dönüştür.
Başlangıçta:
vardı.
Tanımı açınca:
elde ettik.
Bunları işleyince:
bulduk.
Bu ifade de doğrudan:
demektir.
İspat, işlem dizisi değil mantıksal zincirdir
İspatın satırları yalnızca cebirsel işlemler değildir.
Aslında şu zinciri kurduk:
Her ok için şu soruyu sorabilmeliyiz:
Önceki bilgi sonraki bilgiyi gerçekten zorunlu kılıyor mu?
Bir ispatın gücü tam burada yatar.
Neden rastgele örnek seçmedik?
Şöyle başlayabilirdik:
, olsun.
O zaman:
ve 14 çifttir.
Ama bu yalnızca:
örneğini kanıtlar.
Teorem ise bütün çift tam sayıları kapsar.
Biz bunun yerine:
yazdık.
Buradaki ve belirli sayılar değildir.
Herhangi tam sayılardır.
Dolayısıyla ispat tek bir örneği değil, bütün çift sayıların ortak yapısını kapsar.
Bir evrensel iddia için
gibi örnekler iddianın nasıl çalıştığını görmemizi sağlar.
Fakat bunların hiçbiri:
“Bütün çift sayı çiftleri için böyledir.”
sonucunu tek başına vermez.
Doğrudan ispatta belirli örneklerin yerine genel nesneler ve onların tanımlayıcı özellikleri kullanılır.
İkinci örnek: bölünebilme
Şu iddiayı düşünelim:
Eğer bir tam sayı ile bölünebiliyorsa, ile de bölünebilir.
Burada yine:
biçimi vardır.
Varsayım:
Sonuç:
Burada
gösterimi:
, 'yi böler
anlamındadır.
Başka bir deyişle, bir tam sayısı için
yazılabilir.
tam sayısının ile bölünebildiğini varsayalım.
Bölünebilme tanımına göre bir vardır ve
yazılabilir.
Fakat
Dolayısıyla
tam sayı olduğundan de tam sayıdır.
O hâlde , ile bir tam sayının çarpımı biçimindedir.
Bölünebilme tanımına göre:
Burada yine aynı yapı ortaya çıktı:
Üçüncü örnek: kümelerde doğrudan ispat
Doğrudan ispat yalnızca sayılarla ilgili değildir.
Şu teoremi ele alalım:
Eğer ve ise 'dir.
Alt kümenin anlamını hatırlayalım:
demek:
'nın her elemanı aynı zamanda 'nin elemanıdır.
Burada kanıtlamak istediğimiz:
Bunun için 'dan herhangi bir eleman seçmek yeterlidir.
ve
olduğunu varsayalım.
Herhangi bir
elemanı seçelim.
olduğundan:
Ayrıca olduğundan:
Dolayısıyla 'nın her elemanı 'nin de elemanıdır.
O hâlde:
Burada cebir bile kullanmadık.
Doğrudan ispatın özünün hesap yapmak değil, mantıksal olarak ilerlemek olduğu daha açık görülüyor.
Zincir yalnızca:
şeklindedir.
“Herhangi bir” kelimesi neden önemli?
Küme ispatında:
olsun.
dedik.
Fakat belirli bir seçmedik.
Örneğin:
olsun.
demedik.
, 'nın keyfî / herhangi bir elemanını temsil ediyor.
Bu yüzden için ulaştığımız sonuç yalnızca belirli bir eleman için değil, bütün elemanları için geçerlidir.
Bu fikir matematikte son derece önemlidir.
Evrensel bir iddia:
kanıtlanırken çoğu kez:
koşulları sağlayan herhangi bir nesne olsun.
diye başlanır.
Daha sonra bu keyfî için gösterilir.
özel seçilmediği için sonuç bütün uygun 'ler için geçerli olur.
Bir doğrudan ispatı nasıl buluruz?
Bitmiş bir ispatı okumak kolay olabilir.
Asıl zor soru şudur:
İspatı yazmadan önce ne yapacağımı nasıl bulacağım?
Bunun için mekanik olmayan ama güçlü bir çalışma yöntemi vardır.
Bir
iddiasıyla karşılaştığında şu sırayı dene:
- Varsayımı belirle: Bana ne veriliyor?
- Sonucu belirle: Tam olarak ne göstermem gerekiyor?
- Varsayımdaki tanımları aç: Verilen bilgi matematiksel olarak ne demek?
- Sonucun tanımını aç: Sonuca ulaşmış sayılmam için hangi biçimi elde etmeliyim?
- İki taraf arasında köprü kur: Cebir, tanım veya daha önce bilinen sonuçlarla başlangıcı hedef biçime dönüştür.
- Her adımı gerekçelendir: Bu adım neden geçerli?
- Hedefe gerçekten ulaştığını kontrol et.
Bunu iki uçtan düşünmek özellikle yararlıdır:
BAŞLANGIÇ HEDEF
P Q
│ ▲
│ "P bana ne veriyor?" │
▼ │
elde edebildiğim bilgiler "Q için ne göstermeliyim?"
\ /
\ /
└── köprü ─┘
Bir ispat ararken çoğu zaman:
- soldan ileri doğru,
- sağdan geriye doğru
düşünürüz.
Ama yazdığımız nihai ispat varsayımdan sonuca doğru ilerler.
Hedef tanımı görmek neden önemlidir?
Şunu ispatlamak istediğimizi düşünelim:
Bir sayının çift olduğunu göster.
“Çift” sonucuna ulaşmak için aslında ne aradığımızı bilmeliyiz.
Tanım bize hedef biçimi verir:
ve burada bir tam sayı olmalıdır.
Dolayısıyla hesap sırasında bir noktada
biçimini görürsek hedefe yaklaşmışız demektir.
Aynı durum başka kavramlarda da geçerlidir.
Örneğin:
- göstermek istiyorsak, göstermeliyiz.
- Bir sayının ile bölündüğünü göstermek istiyorsak, onu biçiminde yazmalıyız.
- İki kümenin eşit olduğunu göstermek istiyorsak çoğu zaman iki alt küme ilişkisini göstermeliyiz.
Matematikte tanımlar yalnızca terimlerin anlamını söylemez.
Aynı zamanda çoğu zaman ispatın nasıl yapılacağına dair talimat verir.
“Ne göstermeliyim?” sorusunun cevabı sıklıkla tanımın içinde saklıdır.
Sonucu baştan varsaymak neden yanlış?
Şu teoremi yeniden düşünelim:
İki çift sayının toplamı çifttir.
Yanlış bir başlangıç şöyle olabilir:
yazalım.
Ama tam da kanıtlamak istediğimiz şey zaten budur.
'nin:
biçiminde olduğunu henüz bilmiyoruz.
Dolayısıyla sonucu baştan kullanmış oluruz.
Kanıtlanacak iddia:
çifttir.
Sözde ispat:
çift olduğundan yazılır. Dolayısıyla çifttir.
Bu bir ispat değildir.
Çünkü sonuç ilk cümlede zaten doğru kabul edilmiştir.
Bu tür hataya döngüsel akıl yürütme denir.
Doğrudan ispatın doğru yönü:
olmalıdır.
Sonuçtan başlayıp onu gizlice varsaymak değil.
Bir başka tehlike: teoremin tersini kullanmak
Şu doğru ifadeyi düşünelim:
Yani:
, 4 ile bölünüyorsa çifttir.
Fakat bunun tersi:
doğru değildir.
Örneğin:
6 çifttir ama 4 ile bölünmez.
Bir
teoremini ispatlarken elindeki bilgi 'dir.
ile
aynı ifade değildir.
Bir ispatta fark etmeden ters yöndeki önermeyi kullanmak yaygın bir hatadır.
Doğrudan ispatta hangi bilgiler kullanılabilir?
Bir ispatın her satırını sıfırdan kanıtlamamız gerekmez.
Matematik üst üste kurulan bir sistemdir.
Doğrudan ispatta şunlardan yararlanabiliriz:
- teoremin varsayımları,
- ilgili tanımlar,
- aksiyomlar,
- daha önce kanıtlanmış teoremler,
- geçerli mantıksal çıkarımlar,
- bilinen cebirsel işlemler.
Örneğin ilk ispatımızda:
özelliğini kullandık.
İspatın güvenilirliği, zincirdeki bütün adımların daha önce kabul edilmiş veya kanıtlanmış bilgilere dayanmasından gelir.
Doğrudan ispatın tarihsel yeri
Doğrudan ispatın tek bir “mucidi” yoktur.
Belirli varsayımlardan başlayıp zorunlu sonuçlara ulaşan dedüktif akıl yürütme, Antik Yunan matematiğinde sistematik bir biçim kazandı.
Özellikle Öklid'in yaklaşık MÖ 300 civarında derlediği Elementler, tanımlar, ortak kabuller ve önceden elde edilmiş sonuçlardan yeni sonuçların çıkarıldığı aksiyomatik-dedüktif matematiğin en etkili tarihsel örneklerinden biri oldu.
Bugün kullandığımız
gibi biçimsel mantık dili ise çok daha sonraki dönemlerde gelişti.
Dolayısıyla doğrudan ispat bir kişinin bir anda icat ettiği bir teknikten çok, matematiğin “verilenlerden zorunlu olarak ne çıkar?” sorusuna dayanan temel akıl yürütme biçimidir.
Neden bu yöntem bu kadar temel?
Doğrudan ispatta matematiğin temel çalışma biçimi açık hâle gelir:
Bu yalnızca “ispat derslerinde” kullanılan özel bir teknik değildir.
İleride örneğin:
- sayıların özelliklerinde,
- fonksiyonlarda,
- kümelerde,
- lineer cebirde,
- reel analizde,
- soyut cebirde,
- topolojide
sürekli aynı düşünceyle karşılaşacağız.
Örneğin ileride bir fonksiyonun belirli bir özelliğe sahip olduğunu ispatlamak istediğimizde:
- fonksiyonun varsayımlarını açacağız,
- ilgili tanımı kullanacağız,
- bilinen teoremlerle ilerleyeceğiz,
- istenen tanıma ulaşacağız.
Yani bugün öğrendiğimiz yapı, çok daha karmaşık ispatların içinde yaşamaya devam edecek.
Programların doğruluğunu düşünürken de benzer bir soru sorulabilir:
Belirli başlangıç koşulları doğruysa, program çalıştıktan sonra istenen sonuç zorunlu olarak doğru mudur?
Burada:
- başlangıç koşulları bir tür varsayım,
- programın kuralları ara adımlar,
- garanti edilmek istenen durum sonuç
gibi düşünülebilir.
Dolayısıyla varsayımdan sonuca güvenilir bir zincir kurma fikri yalnızca saf matematikte değil, biçimsel mantık ve program doğrulama gibi alanlarda da merkezi önemdedir.
Doğrudan ispat her zaman en iyi yol mudur?
Hayır.
Bir
ifadesini doğrudan ispatlamak için 'den başlayıp 'ya ulaşmaya çalışırız.
Fakat bazen bu yol:
- çok karmaşık olabilir,
- hangi adımın atılacağı belirsiz olabilir,
- sonucun değili daha kullanışlı bilgi verebilir.
Bu durumda başka ispat yöntemlerine geçebiliriz.
Örneğin bazen:
yerine onun mantıksal olarak eşdeğeri olan
ifadesini ispatlamak çok daha kolaydır.
Bu, bir sonraki birimin konusu olacak:
karşıt ters ile ispat.
Bir teorem doğruysa onu mutlaka doğrudan ispatlamak zorunda değiliz.
Doğrudan ispat, özellikle varsayımın tanımları açıldığında bizi doğal biçimde sonuca götürdüğü durumlarda uygundur.
İspat yöntemi seçmek, zamanla gelişen matematiksel bir beceridir.
Sık yapılan hatalar
1. Birkaç örneği ispat sanmak
doğrudur; fakat bunlar genel teoremi ispatlamaz.
2. Sonucu baştan kabul etmek
Kanıtlamamız gereken şeyi ara adım olarak gerekçesiz kullanamayız.
3. Tanımları kullanmamak
“ çifttir” bilgisinin asıl gücü:
yazabilmemizdir.
Tanımı açmadan yalnızca “çift olduğu belli” demek ispatın matematiksel motorunu kaybettirir.
4. Özel bir değer seçmek
Evrensel bir teoremde:
gibi özel bir sayı seçmek yalnızca o örneği inceler.
Bunun yerine koşulları sağlayan herhangi bir kullanılmalıdır.
5. Değişkenleri tanıtmamak
Bir anda
yazıp 'nin ne olduğunu söylememek eksiktir.
Doğru ifade:
Bir vardır ve 'dir.
şeklindedir.
6. İspat yönünü ters çevirmek
kanıtlanırken fark etmeden
kullanılmamalıdır.
7. Son adımı söylememek
Bir hesap sonunda:
bulduktan sonra neden bunun istediğimiz şeyi gösterdiğini belirtmeliyiz:
bir tam sayı olduğundan çift sayı tanımına göre çifttir.
İspatın matematiksel anlamını görünür kılan tam da bu cümledir.
Bir ispatı okurken kendine soracağın sorular
Bir doğrudan ispat gördüğünde yalnızca satırları takip etme.
Şunları sor:
- Teoremin varsayımı nedir?
- Kanıtlanmak istenen sonuç nedir?
- İlk gerçek matematiksel adım hangisidir?
- Hangi tanım açılmıştır?
- Hangi bilinen sonuç kullanılmıştır?
- Her adım bir öncekinden gerçekten çıkıyor mu?
- Son satır, hedefin tanımını gerçekten karşılıyor mu?
- İspat belirli örnekleri mi, yoksa bütün uygun nesneleri mi kapsıyor?
Bu sorular zamanla ispatı yalnızca okumayı değil, üretmeyi de kolaylaştırır.
Bir örneği birlikte tasarlayalım
Şu teoremi ele alalım:
İki tek tam sayının toplamı çifttir.
Tek tam sayıyı şu biçimde tanımlayabiliriz:
burada 'dir.
İki tek sayı için:
ve
yazabiliriz.
Toplayalım:
bir tam sayıdır.
Dolayısıyla:
çifttir.
Asıl öğrenmemiz gereken:
“İki tek sayının toplamı çifttir.”
cümlesini ezberlemek değildir.
Önemli olan şu yöntemi görebilmektir:
Varsayım:
a ve b tek
↓ tanımı aç
a = 2k + 1
b = 2m + 1
↓ istenen ifadeyi oluştur
a + b
↓ cebirsel olarak dönüştür
a + b = 2(k + m + 1)
↓ hedef tanımı tanı
a + b çift
Doğrudan ispatın genel şablonu
Her doğrudan ispat birebir aynı biçimde yazılmaz.
Yine de başlangıç için şu iskelet yararlıdır:
Bir
teoremi için:
1. Varsayım
doğru olsun.
2. Varsayımı aç
'nin tanımına göre ...
3. Gerekli çıkarımları yap
4. Hedefin tanımına ulaş
Böylece 'nun tanımındaki koşullar sağlanır.
5. Sonucu belirt
Dolayısıyla doğrudur.
Bu, düşünmeyi kolaylaştıran bir başlangıç şablonudur; gerçek matematiksel ispatlar konuya göre farklı biçimler alabilir.
Dersin büyük fikri
Doğrudan ispatın temel problemi:
Varsayımlardan sonucu adım adım nasıl çıkarırız?
Bir
teoremini doğrudan ispatlarken:
yolunu kurarız.
Bu yöntemde:
- birkaç örneğin doğru çıkmasıyla yetinmeyiz,
- sonucu baştan kabul etmeyiz,
- varsayımdan başlarız,
- genel nesneler kullanırız,
- tanımları matematiksel bilgiye dönüştürürüz,
- her adımın neden geçerli olduğunu biliriz,
- sonunda hedef tanıma ulaşırız.
En önemli zihinsel alışkanlık şudur:
“Bana ne verildi?” ve “Tam olarak ne göstermeliyim?”
Bu iki sorunun cevapları arasında geçerli bir köprü kurabilirsek doğrudan ispatı kurmuş oluruz.
Matematik haritasındaki bağlantı
Bu birimin yolu:
Mantıksal koşul: P ⇒ Q
│
▼
İspat nedir?
│
▼
DOĞRUDAN İSPAT
│
├── varsayımdan başla
├── tanımları aç
├── bilinen sonuçları kullan
└── sonuca ulaş
│
▼
Karşıt ters ile ispat
│
▼
Çelişkiyle ispat
│
▼
Diğer ispat yöntemleri
Doğrudan ispat, bundan sonraki matematikte tekrar tekrar kullanacağımız temel ispat biçimidir.
Öğrenme kontrolü
Kavrama
-
Doğrudan ispatın temel fikrini kendi sözlerinle açıkla.
-
Bir teoreminde neden doğru kabul edilerek başlanabilir, fakat doğru kabul edilerek başlanamaz?
-
Doğrudan ispatta tanımları açmak neden bu kadar önemlidir?
-
“Herhangi bir ” seçmek ile “ seçmek” arasında ispat açısından ne fark vardır?
Teknik
- Bir çift tam sayının karesinin çift olduğunu doğrudan ispatla.
İpucu: Çift bir için
ile başla.
- ile bölünebilen her tam sayının ile de bölünebildiğini doğrudan ispatla.
Gerekçelendirme
- Aşağıdaki sözde ispatta hatayı bul:
çift olduğunu göstermek istiyoruz.
yazabiliriz.
Dolayısıyla çifttir.
- Bir öğrencinin:
“İlk 100 çift sayı çift sayıların toplamıyla toplandığında yine çift çıktı; dolayısıyla iki çift sayının toplamı her zaman çifttir.”
demesi neden ispat değildir?
Transfer
-
ve ise olduğunu, alt küme tanımından başlayarak kendi cümlelerinle yeniden ispatla.
-
Şu teorem için doğrudan ispatın ilk iki adımını kur:
Eğer bir tek tam sayıysa, çifttir.
Önce yalnızca:
- varsayımın ne olduğunu,
- varsayımın tanım gereği hangi biçimde yazılabileceğini
belirle; sonra ispatı tamamlamaya çalış.
Tamamlanma ölçütü
Bu birim, yalnızca “doğrudan ispatın ne olduğunu” söyleyebildiğinde değil; basit bir
teoreminde:
- varsayımı ve sonucu ayırabildiğinde,
- ilgili tanımları açabildiğinde,
- genel nesnelerle çalışabildiğinde,
- geçerli mantıksal zinciri kurabildiğinde,
- sonucun neden gerçekten elde edildiğini açıklayabildiğinde
tamamlanmış sayılır.
Hedef:
Basit bir “eğer ise ” teoremini doğrudan ispatlayabilmek.