1.03.01 — Küme, Eleman ve Alt Küme
| Dünya | 1 — Matematiksel Dil ve Temeller |
| Bölüm | 1.03 — Kümeler |
| Seviye | [A] Ana Matematik Gövdesi |
| Ön koşullar | 1.02.01 — Önerme ve matematiksel ifade; 1.02.04 — Niceleyiciler |
| Temel soru | Matematiksel nesneleri koleksiyonlar hâlinde düşünmek bize ne kazandırır? |
| Tamamlanma ölçütü | Küme ifadelerini okuyabilmek, yazabilmek; eleman ile alt kümeyi ayırabilmek ve iki kümenin eşitliğini gerekçelendirebilmek. |
Haritadaki yerimiz
Şimdiye kadar matematiksel ifadelerin nasıl kurulduğunu öğrendik.
Bir ifadenin önerme olup olmadığını ayırt ettik, değişkenlerle çalıştık ve
niceleyicilerini kullanarak “her” ve “en az bir” türündeki ifadeleri matematiksel olarak kesinleştirdik.
Şimdi yeni bir ihtiyaç ortaya çıkıyor:
Matematiksel nesnelerin yalnızca tek tek kendileriyle değil, bir araya gelerek oluşturdukları topluluklarla da konuşmak istiyoruz.
Örneğin:
- çift doğal sayılar,
- bir denklemin bütün çözümleri,
- bir üçgenin köşeleri,
- İstanbul'daki ilçeler,
- bir deneyin mümkün bütün sonuçları,
- bir fonksiyonun kabul ettiği bütün girdiler
tek tek nesnelerden oluşur; fakat matematik çoğu zaman bu nesnelerin topluluğunu tek bir matematiksel nesne gibi ele almak ister.
Bu ihtiyaç bizi küme fikrine götürür.
Bu birim, ileride öğreneceğimiz
- küme işlemlerinin,
- Kartezyen çarpımın,
- bağıntıların,
- fonksiyonların,
- sayı kümelerinin,
- olasılığın,
- topolojinin
dilsel temelini oluşturacaktır.
1. Başlangıç problemi: tek tek nesneler yetiyor mu?
Şöyle bir topluluk düşünelim:
Bunların içinden çift olanları seçelim:
Şimdi şu soruları sorabiliriz:
- seçtiğimiz topluluğun içinde mi?
- içinde mi?
- Bütün 'ün katları bu topluluğun içinde mi?
- Başka bir kişi elemanları farklı sırada yazarsa aynı topluluktan mı söz etmiş olur?
- Bir topluluğun içinde başka bir topluluğun bütünü bulunabilir mi?
- Hiç elemanı olmayan bir topluluktan söz edebilir miyiz?
Bunları her defasında
“2, 4, 6, 8 ve 10 sayılarından oluşan topluluk...”
diye anlatmak mümkün.
Ama matematik ilerledikçe topluluklar yüzlerce, sonsuz hatta çok daha soyut nesne içerebilir.
Örneğin:
“Karesi 2 olan bütün reel sayılar.”
veya:
“Bir fonksiyonun değerini sıfır yapan bütün girdiler.”
Artık nesneleri tek tek sayamayabiliriz.
Nesnelerden oluşan bir topluluğu tek bir matematiksel nesne olarak nasıl ifade edeceğiz?
Bir nesnenin bu topluluğa ait olduğunu nasıl söyleyeceğiz?
Ve bir topluluğun bütün elemanlarının başka bir toplulukta bulunduğunu nasıl ifade edeceğiz?
2. Eski dil neden yetmiyor?
Gündelik dilde şöyle ifadeler kullanabiliriz:
“Çift sayılar grubu.”
“Pozitif sayılar topluluğu.”
“Bu sınıftaki öğrenciler.”
Bunlar çoğu zaman anlaşılır.
Fakat matematikte üç şey gereklidir:
- Hangi nesnelerden söz ettiğimiz açık olmalıdır.
- Bir nesnenin topluluğa ait olup olmadığı belirlenebilmelidir.
- Farklı topluluklar arasında kesin ilişkiler kurabilmeliyiz.
Örneğin:
“Büyük sayılar kümesi”
ifadesi yeterince kesin değildir.
büyük müdür?
büyük müdür?
Neye göre?
Buna karşılık
“'den büyük doğal sayılar”
ifadesi belirli bir kurala sahiptir.
Her doğal sayı için bu koşulu sağlayıp sağlamadığına karar verebiliriz.
Matematik yalnızca nesnelere isim vermek istemiyor.
Nesne topluluklarına da isim vermek ve bu topluluklar arasında mantıksal ilişkiler kurmak istiyor.
Küme dili bunun için vardır.
3. Küme fikri
Sezgisel olarak bir küme (set), belirli matematiksel nesneleri bir arada ele almamızı sağlayan bir koleksiyondur.
Bu koleksiyondaki nesnelere eleman (element) denir.
Örneğin:
yazalım.
Burada:
- kümenin adıdır,
- ise kümesinin elemanlarıdır.
A
┌─────────────┐
│ 2 4 │
│ │
│ 6 8 │
└─────────────┘
A kümesinin içinde 2, 4, 6 ve 8 elemanları bulunmaktadır.
Bu resimdeki sınır fiziksel bir kutu değildir.
Şunu görünür hâle getirir:
Hangi nesneler 'ya aittir?
4. Eleman olmak:
Bir nesnenin bir kümeye ait olduğunu göstermek için
sembolü kullanılır.
sembolünü:
“elemanıdır”
veya
“aittir”
diye okuyabiliriz.
ise:
ifadesi
“2, kümesinin elemanıdır.”
demektir.
Benzer şekilde:
doğrudur.
Fakat:
yanlıştır.
Bir nesnenin kümeye ait olmadığını göstermek için:
kullanılır.
Dolayısıyla:
yazabiliriz.
Bir nesnesi kümesine aitse
yazılır.
, 'ya ait değilse
yazılır.
Burada önemli bir dil ayrıntısı var:
bir ilişkiyi ifade eder.
Sol tarafta bir nesne, sağ tarafta ise bir küme vardır.
5. Kümeleri nasıl gösteririz?
Bir kümenin elemanlarını belirtmenin farklı yolları vardır.
5.1. Elemanları listelemek
Küme küçükse elemanlarını doğrudan yazabiliriz:
veya:
gibi.
Süslü parantezler, elemanların birlikte bir küme oluşturduğunu gösterir.
Kümelerde elemanların sırası önemli değildir.
Bu nedenle:
olur.
Ayrıca bir elemanı tekrar yazmak yeni bir eleman oluşturmaz:
Bir küme, bir liste değildir.
Bu nokta çok önemlidir.
Listede:
ile
genellikle farklı sıralı yapılar olabilir.
Ama kümelerde yalnızca:
“Hangi elemanlar var?”
sorusu önemlidir.
5.2. Bir özellikle tanımlamak
Her kümeyi elemanlarını tek tek yazarak gösteremeyiz.
Örneğin bütün çift doğal sayıları listelemeye çalışırsak:
yazabiliriz.
Fakat üç nokta bir kuralı sezdirse de matematiğin asıl söylediği şey şudur:
Elemanlar, çift olan doğal sayılardır.
Bunu küme kurucu gösterim (set-builder notation) ile yazabiliriz:
Bu ifade şöyle okunur:
“, doğal sayılar içindeki çift olan bütün 'lerin kümesidir.”
Buradaki
işareti:
“öyle ki”
anlamında kullanılır.
Önceki mantık dersimizle bağlantı açıktır.
Aslında bir özellik belirliyoruz:
Sonra bu özelliği sağlayan nesneleri bir araya getiriyoruz.
Açık önerme fikri:
ile küme fikri arasında güçlü bir bağlantı vardır.
Bir koşul verdiğimizde:
gösterimi, içindeki koşulunu sağlayan elemanları seçer.
Yani mantık bize koşulu, küme dili ise o koşulu sağlayan nesnelerin topluluğunu verir.
kümesini özellik kullanarak şöyle de yazabiliriz:
İki gösterim farklıdır ama gösterdikleri matematiksel nesne aynıdır.
6. Küme ile gösterimi aynı şey sanmamak
Şimdi önemli bir ayrım yapalım.
yazdığımızda sağdaki ifade kümesini temsil eder.
Ama kümenin kendisi, kâğıttaki karakter dizisi değildir.
Aynı kümeyi:
veya:
veya:
şeklinde gösterebiliriz.
Bu durum sayı ile sayı sembolü arasındaki ayrımı hatırlatır.
3 sembolü üç sayısını gösteriyordu; sembol sayının kendisi değildi.
Burada da farklı yazımlar aynı kümeyi gösterebilir.
7. İki küme ne zaman eşittir?
Şimdi şu kümelere bakalım:
ve
Sıraları farklı.
Ama ikisinde de tam olarak aynı elemanlar var.
Bu yüzden:
Peki bunu genel olarak nasıl söyleyeceğiz?
İki kümenin eşitliği için:
- birinin büyüklüğü,
- elemanların yazılış sırası,
- kümenin adı,
- elemanların hangi yöntemle tanımlandığı
önemli değildir.
Tek soru şudur:
Tam olarak aynı elemanlara mı sahipler?
İki küme, tam olarak aynı elemanlara sahipse eşittir.
Biçimsel olarak:
Yani:
Her için, ancak ve ancak 'nın elemanıysa 'nin de elemanıdır.
Burada önceki mantık bilgilerimiz doğrudan kullanılıyor:
- : her,
- : ancak ve ancak.
Küme eşitliği aslında niceleyicilerle yazılmış bir mantıksal iddiadır.
8. Şimdi daha güçlü bir soru: bütün elemanlar başka bir kümede mi?
Şu iki kümeyi düşünelim:
ve
'nin her elemanına tek tek bakalım:
ve:
Dolayısıyla 'de bulunan hiçbir eleman 'nın dışında kalmıyor.
Bu durumda:
, 'nın alt kümesidir.
Bunu:
şeklinde yazarız.
A
┌──────────────────┐
│ │
│ ┌────────┐ │
│ │ B │ │
│ │ 2 4 │ │
│ └────────┘ │
│ 1 3 5 │
│ │
└──────────────────┘
B kümesinin bütün elemanları A kümesinin içinde bulunduğu için B, A'nın alt kümesidir.
'nin her elemanı aynı zamanda 'nın elemanıysa , 'nın alt kümesidir.
demek:
demektir.
Bu tanım çok önemlidir.
Alt küme sembolünün altında aslında daha önce öğrendiğimiz
ve
mantığı vardır.
ifadesinin gerçek içeriği şudur:
“'den herhangi bir eleman seç. Seçtiğin şey ne olursa olsun, 'da da bulunacaktır.”
9. Eleman olmak ile alt küme olmak aynı şey değildir
Bu birimin en önemli ayrımlarından birine geldik.
İki sembolümüz var:
Bunlar aynı şeyi söylemez.
Eleman ilişkisi
demek:
, kümesinin içindeki nesnelerden biridir.
Alt küme ilişkisi
demek:
kümesinin her elemanı 'nın da elemanıdır.
Yani:
- bir nesne ile küme arasındaki ilişkiyi,
- ise iki küme arasındaki ilişkiyi
ifade eder.
olsun.
O zaman:
doğrudur.
Ayrıca:
da doğrudur.
Fakat bu iki cümlenin anlamı farklıdır.
İlkinde:
, 'nın bir elemanıdır.
İkincisinde:
Yalnızca elemanını içeren kümesinin bütün elemanları 'dadır.
Genel olarak:
olmasından
sonucu çıkmaz.
Örneğin:
için:
ama:
Buna karşılık:
Bir eleman ile o elemanı içeren tek elemanlı küme aynı matematiksel nesne değildir.
10. Bir kümenin elemanı başka bir küme olabilir mi?
Evet.
Kümelerin elemanlarının sayı olması gerekmez.
Örneğin:
kümesini düşünelim.
'nin kaç elemanı vardır?
İki.
Bunlar:
- kümesi
Dolayısıyla:
ve:
Fakat:
Neden?
Çünkü , kümesinin elemanıdır; fakat kümesinin kendisi 'nin bir elemanıdır.
Yani:
ve:
olması,
anlamına gelmez.
C
┌────────────────────┐
│ │
│ 1 │
│ ┌───────┐ │
│ │ 2 3 │ │
│ └───────┘ │
│ │
└────────────────────┘
C kümesinin elemanları 1 sayısı ile, içinde 2 ve 3 bulunan ayrı bir kümedir; 2 ve 3 doğrudan C'nin elemanları değildir.
Küme teorisinde “içinde” kelimesini dikkatli kullanmak gerekir.
Geometrik resimde bir noktanın başka bir kutunun içinde çizilmesi sezgi sağlar; matematiksel olarak ise hangi üyelik ilişkisinin geçerli olduğunu semboller belirler.
11. Her küme kendisinin alt kümesidir
Bir kümesi düşünelim.
Alt küme tanımımız:
olması için:
doğru olmalıdır.
Ama bu zaten zorunlu olarak doğrudur.
Bir nesne 'nın elemanıysa elbette 'nın elemanıdır.
Dolayısıyla:
Alt küme tanımı:
seçersek:
Son ifade her için doğrudur.
Bu yüzden her küme kendisinin alt kümesidir.
Bu ilk bakışta garip gelebilir.
Gündelik dilde “alt” kelimesi sanki daha küçük bir şeyi düşündürür.
Fakat matematiksel tanım:
“Her elemanı diğer kümede bulunuyor mu?”
diye sorar.
Bir kümenin bütün elemanları doğal olarak yine kendisindedir.
12. Öz alt küme
Bazen yalnızca alt küme olmak yetmez.
Bir kümenin başka bir kümenin alt kümesi olduğunu fakat ona eşit olmadığını özellikle söylemek isteriz.
Örneğin:
ve:
olsun.
Burada:
ve ayrıca:
Bu durumda , 'nın öz alt kümesidir (proper subset).
demek:
ve:
demektir.
Başka bir deyişle 'nin bütün elemanları 'dadır fakat 'da 'de bulunmayan en az bir eleman vardır.
Dolayısıyla:
Fakat:
Çünkü kümeler eşittir.
Bazı kitaplar sembolünü “alt küme”, bazıları ise “öz alt küme” anlamında kullanır.
Bu belirsizliği önlemek için bu derste:
alt küme,
ise öz alt küme
anlamında kullanılacaktır.
13. Boş küme
Şimdi ilginç bir soruya gelelim:
Hiç elemanı olmayan bir küme olabilir mi?
Örneğin:
“Hem çift hem tek olan doğal sayılar.”
Böyle bir doğal sayı yoktur.
Fakat bu koşulu sağlayan elemanların kümesinden yine de söz edebiliriz.
Bu kümenin eleman sayısı sıfırdır.
Buna boş küme (empty set) denir.
Hiç elemanı bulunmayan kümeye boş küme denir.
sembolüyle gösterilir.
Aynı küme:
şeklinde de gösterilebilir.
Örneğin:
ise, doğal sayıları negatif olmayan sayılar olarak aldığımız bağlamda:
Boş küme “hiçlik” değildir.
Hiç elemanı olmayan bir kümedir.
Bu ayrım önemlidir.
14. ile aynı değildir
Şimdi özellikle dikkat isteyen bir örnek:
kümesinin kaç elemanı vardır?
Sıfır.
Ama:
kümesinin kaç elemanı vardır?
Bir.
Çünkü bu kümenin tek elemanı boş kümenin kendisidir.
Dolayısıyla:
için hiçbir ,
koşulunu sağlamaz.
Ama:
için:
Dolayısıyla bir elemanlıdır.
Bu örnek, “eleman” ile “küme” ayrımının neden bu kadar önemli olduğunu gösterir.
15. Boş küme neden her kümenin alt kümesidir?
İlk bakışta şu sonuç şaşırtıcıdır:
her kümesi için doğrudur.
Bunu ezberlemeyelim.
Alt küme tanımından çıkaralım.
demek:
demektir.
Fakat:
olabilecek hiçbir yoktur.
Dolayısıyla:
“Boş kümeden bir eleman seçip 'nın dışında bul.”
görevini gerçekleştiremeyiz.
Alt küme olmayı bozacak hiçbir karşı örnek yoktur.
Herhangi bir kümesi alalım.
olmadığını düşünürsek, alt küme tanımına göre boş kümede bulunup 'da bulunmayan en az bir olması gerekirdi:
Fakat boş kümenin hiçbir elemanı yoktur.
Böyle bir bulunamaz.
O hâlde:
her kümesi için doğrudur.
Burada 1.02.03'te öğrendiğimiz koşullu önermenin önemli bir davranışı yeniden karşımıza çıktı.
ifadesinin öncülü hiçbir için gerçekleşmez.
Bu tür doğruluklara ileride boş doğruluk (vacuous truth) adıyla yeniden rastlayacağız.
16. Küme eşitliğini alt kümelerle anlamak
İki kümenin eşitliğini:
şeklinde tanımlamıştık.
Bunu alt küme diliyle çok güçlü bir biçimde yeniden yazabiliriz:
Neden?
Eğer:
ise 'daki hiçbir eleman 'nin dışında değildir.
Eğer aynı zamanda:
ise 'deki hiçbir eleman da 'nın dışında değildir.
O hâlde ikisinde de tam olarak aynı elemanlar vardır.
Varsayalım:
ve:
İlk ilişkiden:
İkinci ilişkiden:
İkisini birleştirirsek:
Bu her için geçerli olduğundan:
Bu yöntem ileride küme eşitliklerini ispatlarken temel araçlarımızdan biri olacaktır.
Bir kümenin diğerine eşit olduğunu göstermek için çoğu zaman:
- ,
ayrı ayrı ispatlanır.
17. Bir örneği tamamen inceleyelim
Şu kümeleri düşünelim:
Şimdi ifadeleri tek tek değerlendirelim.
Doğru.
Çünkü , 'nın doğrudan elemanıdır.
Doğru.
kümesinin tek elemanı 'dir ve:
Yanlış.
'nın elemanları:
olup bunlardan biri değildir.
Doğru.
Çünkü:
ve:
Doğru.
Çünkü fakat:
Dolayısıyla:
Doğru.
Elemanların yazılış sırası önemli değildir.
Doğru.
Bu kez gerçekten 'nin elemanlarından biri olarak yazılmıştır.
Bu son örnek bize şunu gösterir:
Bir ifadenin doğru olup olmadığını sembolün şekline bakarak tahmin etmeyiz.
Her zaman şu soruyu sorarız:
Soldaki nesne nedir?
Sağdaki nesne nedir?
Aralarındaki ilişki mi, yoksa mı?
18. Karşı örneklerle sınırları görelim
Şöyle düşünmek yanlış olur:
ise mutlaka:
Bu doğru değildir.
Örneğin:
ve:
olsun.
O zaman:
ve:
Fakat 'nin elemanları kümesinin kendisi ile olduğundan:
Üyelik ilişkisi genel olarak geçişli değildir.
ve:
kümelerinin ikisinde de üç eleman vardır.
Ama:
Çünkü küme eşitliği eleman sayısına değil, elemanların kendilerine bağlıdır.
19. Küme kavramının tarihsel gelişimi
İnsanların nesneleri sınıflandırması ve topluluklar hâlinde düşünmesi çok eskidir; ancak kümenin bağımsız bir matematiksel nesne olarak sistematik biçimde incelenmesi esas olarak 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıktı.
Bu gelişimde özellikle Georg Cantor önemli bir kırılma noktasıdır.
Cantor, sonsuz sayı topluluklarını incelerken yalnızca tek tek sayılarla değil, sayıların oluşturduğu kümelerle çalışmanın gerektiğini gördü. Özellikle farklı sonsuz kümelerin büyüklüklerini karşılaştırma problemi, küme kavramını matematiğin merkezine taşıdı.
Aynı dönemde Richard Dedekind gibi matematikçiler de sayı sistemlerinin ve sonsuzluğun yapısını kümeler ve eşlemeler üzerinden ele aldılar.
Ancak ilk dönemlerde “herhangi bir özellikle tarif edilen nesnelerin topluluğu bir kümedir” düşüncesinin sınırsız kullanılması bazı mantıksal paradokslara yol açtı.
- yüzyılın başlarında küme teorisi bu nedenle aksiyomatik olarak daha dikkatli biçimde kurulmaya başladı.
Dolayısıyla modern küme teorisinin tek bir anda veya tek bir kişi tarafından “icat edildiğini” söylemek doğru değildir. Cantor merkezi bir figürdür; fakat bugünkü teori farklı matematikçilerin çalışmalarıyla gelişmiştir.
Bu derste kullandığımız:
“Küme, belirli nesnelerin bir koleksiyonudur.”
ifadesi sezgisel bir başlangıç tanımıdır.
İleri matematikte küme teorisi çok daha dikkatli aksiyomlarla kurulacaktır.
20. Neden bu kadar temel bir fikir?
İlk bakışta küme kavramı yalnızca nesneleri gruplandırmak gibi görünebilir.
Fakat matematiğin çok büyük bölümü kümeler üzerinden ifade edilir.
Sayılar
Doğal sayılar kümesi:
tam sayılar kümesi:
rasyonel sayılar:
reel sayılar:
olarak ele alınır.
Örneğin ileride:
gibi ilişkiler yazacağız.
Bu yalnızca:
“Doğal sayılar tam sayıların içindedir.”
demek değildir.
Kesin olarak:
demektir.
Denklemler
Bir denklemin tek bir cevabı yerine çözüm kümesinden söz ederiz.
Örneğin:
denkleminin reel sayılardaki çözüm kümesi:
olacaktır.
Böylece “bir problemi çözmek”, çoğu zaman belirli bir koşulu sağlayan elemanların kümesini bulmak hâline gelir.
Fonksiyonlar
Bir fonksiyon:
hangi girdilere uygulanabileceği
ve
çıktılarının hangi kümede düşünüldüğü
belirtilmeden tam olarak tanımlanmış sayılmaz.
İleride:
yazacağız.
Buradaki ve birer kümedir.
Olasılık
Bir zar attığımızda mümkün sonuçları:
kümesiyle gösterebiliriz.
“Çift sayı gelmesi” olayı ise:
alt kümesidir.
Yani ileride bir olasılık olayı, mümkün sonuçlar kümesinin bir alt kümesi olacaktır.
Veri ve bilgisayar sistemleri
Bir veri tabanında:
- bütün kullanıcı kayıtları bir koleksiyon,
- belirli koşulu sağlayan kayıtlar onun alt koleksiyonu
olarak düşünülebilir.
Örneğin bütün kullanıcıların kümesi , aktif kullanıcıların kümesi ise:
ifadesi:
Her aktif kullanıcı aynı zamanda bir kullanıcıdır.
anlamına gelir.
Burada alt küme düşüncesi doğrudan bir filtreleme mantığına dönüşür.
Küme kavramının asıl gücü nesneleri kutulara koymak değildir.
Şunu yapabilmemizi sağlar:
- Bir matematiksel evren belirlemek.
- Bir koşulu sağlayan nesneleri seçmek.
- Seçilen nesnelerin tümünü tek bir nesne gibi ele almak.
- Bu toplulukları karşılaştırmak.
- Topluluklar üzerinde yeni işlemler ve yapılar kurmak.
Bir sonraki birimde tam olarak beşinci adıma geçeceğiz.
21. Sık yapılan hatalar
ama:
Bunlar farklı türde ilişkilerdir.
ile:
aynı şey değildir.
İlki bir sayıdır.
İkincisi, tek elemanı olan bir kümedir.
Birincisinin sıfır, ikincisinin bir elemanı vardır.
Her küme kendisinin alt kümesidir:
“Mutlaka daha küçük” olmak istiyorsak öz alt küme kavramını kullanırız:
22. Bütün kavramı tek resimde görelim
A
┌───────────────────────┐
│ │
│ 1 │
│ │
│ ┌───────────┐ │
│ │ B │ │
│ │ 2 3 │ │
│ └───────────┘ │
│ │
└───────────────────────┘
A kümesinin içinde 1, 2, 3 ve ayrıca B alt kümesi bulunur; B'nin elemanları 2 ve 3'tür. Bu gösterim eleman olmak ile alt küme olmak arasındaki farkı vurgular.
Bu durumda:
ve:
Eğer:
ise ayrıca:
ve:
Fakat yalnız bu resme bakarak:
diyemeyiz.
Çünkü:
ile:
aynı iddia değildir.
Bu ayrım ilerleyen matematikte sürekli önem taşıyacaktır.
23. Matematik haritasındaki bağlantı
Şimdiye kadarki yolumuz:
şeklindeydi.
Küme fikriyle birlikte artık:
- nesneleri topluluk hâlinde ele alabiliyoruz,
- üyelik ilişkisini ifade edebiliyoruz,
- bir topluluğun başka bir topluluğun içinde bulunmasını tanımlayabiliyoruz,
- küme eşitliğini kesin biçimde ifade edebiliyoruz.
Fakat hemen yeni bir soru doğuyor:
İki kümem varsa bunlardan yeni kümeler oluşturabilir miyim?
Örneğin:
- iki kümedeki bütün elemanları bir araya getirmek,
- yalnız ortak elemanları seçmek,
- birinde olup diğerinde olmayanları bulmak
mümkün mü?
Bu bizi bir sonraki birime götürecek:
Daha ileride ise:
zinciri kurulacaktır.
Yani bugün öğrendiğimiz küme dili, fonksiyon kavramının bile altyapısında bulunacaktır.
24. Kısa sentez
Neden vardı?
Matematiksel nesneleri tek tek değil, belirli özelliklere göre topluluklar hâlinde ele alabilmek için.
Ne öğrendik?
Bir kümenin elemanlardan oluştuğunu ve:
ifadesinin elemanlığı,
ifadesinin ise alt küme ilişkisini anlattığını öğrendik.
İki küme tam olarak aynı elemanlara sahipse:
Hiç elemanı olmayan özel küme:
boş kümedir.
Her küme kendisinin alt kümesidir ve boş küme her kümenin alt kümesidir.
Öz alt küme ise:
ile gösterilir.
Neyi artık yapabiliyoruz?
Bir topluluğu matematiksel olarak tanımlayabilir, bir nesnenin ona ait olup olmadığını belirleyebilir, iki küme arasındaki içerme ilişkisini inceleyebilir ve küme eşitliğini gerekçelendirebiliriz.
Sırada ne var?
Kümeleri artık matematiksel nesneler olarak kurduk.
Sonraki adım bu nesneler üzerinde birleşim, kesişim, fark ve tümleyen gibi işlemler yapmaktır.
25. Öğrenme kontrolü
Kavrama
-
Kendi sözlerinle küme, eleman ve alt küme kavramlarının birbirinden farkını açıkla.
-
Neden
ile
aynı matematiksel nesne değildir?
- Kümelerde elemanların sırasının neden önemsiz olduğunu açıkla.
Teknik
Aşağıdaki kümeler verilsin:
Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirle:
Gerekçelendirme
- Her kümesi için neden
olduğunu alt küme tanımını kullanarak açıkla.
- Her kümesi için neden
olduğunu gerekçelendir.
- Şu iddiayı açıkla:
Transfer
Bir şirkette:
- bütün çalışanların kümesi ,
- yazılım ekibindeki çalışanların kümesi ,
- proje yöneticilerinin kümesi
olsun.
Şirketin bütün yazılım çalışanları şirket çalışanıysa bunu küme sembolleriyle ifade et.
Ardından şu durumun mümkün olup olmadığını düşün:
Bir kişi hem 'nin elemanı olsun hem de 'nin elemanı olsun.
Henüz kesişim işlemini öğrenmedik. Yalnızca bugün öğrendiğimiz elemanlık ve alt küme diliyle durumu ifade etmeye çalış.